
Berghain Kıyafet Kurallarını Çözmek
Berlin, dünyanın tartışmasız tekno başkentidir ve Berghain da onun en ünlü tapınağıdır. Dünyadaki en katı kapı politikasına sahip olmasıyla bilinen kulüpte fedaileri (özellikle efsanevi Sven Marquardt’ı) geçmek çok zordur. İçeri girmek için garantili bir formül olmasa da, kıyafetiniz çok büyük bir rol oynar.
1. Siyah Yeni Siyahtır
Berlin kulüpleri için evrensel bir kural varsa o da şudur: siyah giyin. Parlak renklerden, belirgin tasarımcı logolarından veya çok “uğraşılmış” ya da ana akım görünen herhangi bir şeyden kaçının. Estetik; endüstriyel, minimalist ve sıra dışıdır. Siyah kot pantolonla eşleştirilmiş basit, iyi oturan siyah bir tişört veya siyah file bir üst, çok sağlam bir başlangıç noktasıdır.
2. Rahatlığa Öncelik Verin (Bir Süre Burada Olacaksınız)
Berghain iki saatliğine ziyaret edeceğiniz bir kulüp değildir; insanlar genellikle 12 ila 24 saat boyunca aralıksız kalırlar. Konfor her şeyden önemlidir.
- Ayakkabı: Topuklu ayakkabı veya klasik ayakkabı giymeyin. Anında reddedilirsiniz. Rahat, ayağınızın alıştığı spor ayakkabılar veya ağır postallar (Dr. Martens gibi) giyin.
- Katmanlar: Kuyrukta dışarısı dondurucu soğuk ve kulübün içi kaynar durumdadır. Hemen vestiyere bırakabileceğiniz sıcak tutan, koyu renkli bir kaban getirin.
3. Deri, Koşum Takımları (Harness) ve Fileyi Kucaklayın
Berghain’in kökleri fetiş ve yeraltı queer kültürüne dayanır. Bunu yaparken kendinizi rahat hissediyorsanız, deri bir koşum takımı, file bir üst veya ağır zincirler gibi ince fetiş giysilerini kıyafetinize dahil etmeniz şiddetle teşvik edilir ve kulübün havasına mükemmel bir şekilde uyar.
4. Tutum
Tutumunuz yanlışsa kıyafetinizin hiçbir önemi kalmaz. Fedailer, Instagram fotoğrafları için (içeride kesinlikle yasaktır) değil, müzik ve özgürlük için orada olan insanları arıyorlar. Sırada telefonunuza bakmayın, büyük gruplar halinde yüksek sesle konuşmayın ve kapıya geldiğinizde kibar olun ve yapabiliyorsanız Almanca konuşun.
